Hukuki Cevaplar

CEZAEVLERİNDEKİ ARKADAŞLARIMIZI ŞAİBELİ YÖNTEMLERLE COVID HASTASI YAPARAK CANLARINA KAST ETMEYİ HEDEFLEYEN KARANLIK VE İNSANLIK DIŞI GİRİŞİMLERE BİR SON VERİLMESİ İÇİN YETKİLİLERE SESLENİYORUZ

TEKNİK VE BİLİM ARAŞTIRMA VAKFI'NDAN DUYURU

 

CEZAEVLERİNDEKİ ARKADAŞLARIMIZI ŞAİBELİ YÖNTEMLERLE COVID HASTASI YAPARAK CANLARINA KAST ETMEYİ HEDEFLEYEN KARANLIK VE İNSANLIK DIŞI GİRİŞİMLERE BİR SON VERİLMESİ İÇİN YETKİLİLERE SESLENİYORUZ

Kamuoyunda Adnan Oktar Davası olarak bilinen dava kapsamında Bandırma 1 No.lu T Tipi cezaevinde tutuklu olarak bulunan Abdülkadir Erhan Keskin isimli arkadaşımız, PANDEMİ DÖNEMİNDE TÜM NAKİLLER DURDURULMUŞ OLMASINA RAĞMEN, ORTADA HİÇBİR HUKUKİ GEREKÇE VE ZORUNLULUK BULUNMADIĞI HALDE, ANİ GELEN BİR TALİMAT ÜZERİNE BİR ANDA FARKLI ŞEHİRLERE NAKLEDİLEN DİĞER ARKADAŞLARIMIZ GİBİ, SİLİVRİ’DEN BANDIRMA’YA NAKLEDİLMİŞTİR.

Cezaevlerinde yetersiz beslenme, güneş ışığı görememe, aşırı soğuk vb. koşullarda salgına karşı bünyeleri son derece zayıflayan arkadaşlarımız bu nakiller esnasında adeta hastalığın kucağına atılmıştır. COVID'e ve tüm diğer bulaşıcı hastalıklara karşı bağışıklık sistemlerini güçlendirmeye, dirençlerini artırmaya yönelik tüm bilim adamlarınca tavsiye edilen, C vitamini, D vitamini, çinko, vb. en basit gıda takviyelerini bile edinmelerinde kendilerine çok büyük zorluklar çıkarılmıştır.

ERHAN KESKİN ARKADAŞIMIZ, BUNLAR YETMİYORMUŞ GİBİ, 18.02.2021 TARİHİNDE YAPILAN BİR COVID TESTİNİN SONUCUNUN POZİTİF ÇIKTIĞI ÖNE SÜRÜLEREK DİĞER KORONALI HASTALARIN YANINA KONMUŞTUR.

Oysa, Covid testlerinde ciddi hata payları olduğu herkesçe bilinmektedir. Testin yenilenmesi için yapılan taleplerin hiçbiri kabul edilmeyerek arkadaşımız çok sayıda koronalı mahkumun bulunduğu özel karantina koğuşuna kapatılmıştır. Hastanelerde bile çok büyük bir imkansızlık olmadıkça iki COVID'li hastanın aynı odaya konulmamasına özen gösterilmektedir. Zira, aynı ortamdaki enfekte hasta sayısının artması, maruz kalınan virüs miktarını da artırdığından hastalığın seyrini aynı oranda ağırlaştırmaktadır.

Son derece kuşku ve endişe arz eder bir biçimde, NAKİLLER ÖNCESİNDE SİLİVRİ CEZAEVİNDE COVİD TESTLERİ DEFALARCA NEGATİF ÇIKAN ARKADAŞLARIMIZIN, NAKİLLERDEN HEMEN SONRA TEST SONUÇLARI, SAPASAĞLAM OLDUKLARI HALDE, HER NASILSA BİRDEN BİRE POZİTİF ÇIKMAYA BAŞLAMIŞTIR. Bu sonuçlar gerekçe gösterilerek arkadaşlarımız, sözünü ettiğimiz ağır Covid hastalarının bulunduğu karantina koğuşlarına kapatılmaktadırlar.

NİTEKİM, YAKIN ZAMAN ÖNCE DE BİR ARKADAŞIMIZA YAPILAN TEST ŞÜPHELİ BİR ŞEKİLDE POZİTİF ÇIKMIŞ, ANCAK BUNUN ARDINDAN YAPILAN SONRAKİ DİĞER 4 TEST DE NEGATİF SONUÇ VERMİŞTİR. BU DA GÖSTERMEKTEDİR Kİ ARKADAŞLARIMIZA KARANLIK VE ŞAİBELİ BİR ŞEKİLDE CEZAEVLERİNDE BİR NEVİ COVID TUZAĞI KURULMAKTADIR.

CEZAEVİNDEKİ HERHANGİ BİR ARKADAŞIMIZIN, VİTAMİN, AĞRI KESİCİ, ANTİALERJİK MALZEME VB. GİBİ KURUM TARAFINDAN REVİR, DIŞ KANTİN, KARGO VEYA DIŞ POSTA İMKANLARIYLA KOLAYLIKLA TEMİN EDİLEBİLEN EN BASİT SAĞLIK TAKVİYESİ TALEPLERİ KARŞISINDA DAHİ HASTANEYE GÖTÜRÜLÜP KURULA SOKULARAK MUAYENE EDİLMESİ GEREKTİĞİ VE BUNUN SONUCUNDA ALACAĞI RAPORLA TALEPLERİNİN KARŞILANACAĞI SÖYLENMEKTEDİR.

Böylelikle, şaibeli pozitif test sonuçlarına zemin hazırlanmakta, “hastaneye gittiği için oldu” gerekçesi öne sürülmektedir. BU DAYATMAYI KABUL ETMEK ZORUNDA KALAN ARKADAŞLARIMIZIN HASTANE DÖNÜŞLERİNDE YAPILAN TESTLERİ ŞAİBELİ BİR ŞEKİLDE POZİTİF ÇIKMAKTA, DAHA SONRASINDA İSE HİÇBİR HASTALIK ALAMETİ GÖSTERMEYEN ARKADAŞLARIMIZ APAR TOPAR KORONALI MAHKUMLARIN YANINA YERLEŞTİRİLMEKTEDİR. BÖYLECE, HASTALIK KAPMALARI ADETA GARANTİLENMİŞ OLMAKTADIR.

İŞİN DAHA DA ESRARENGİZ YANI, BU ŞÜPHELİ OLAYLAR VE UYGULAMALAR ESNASINDA ARKADAŞLARIMIZIN AVUKATLARIYLA TEMASININ DA TAMAMEN KESİLMESİDİR. AVUKATLARIN MÜVEKKİLERİYLE GÖRÜŞÜNÜN ORTADAN KALDIRILMASI, MÜVEKKİLLERİ İLE İLETİŞİMLERİNİN TAMAMEN KESİLMESİ SON DERECE ŞÜPHELİ VE ŞAİBELİ BİR DURUMDUR.

Bilindiği üzere, cezaevlerinde hali hazırda tüm avukat görüşleri camekan arkasından, telefonla yapılmakta ve bu şekildeki mutlak korunmalı bir avukat-müvekkil görüşünü engelleyen hiçbir pandemi kuralı bulunmamaktadır. Hal böyleyken, arkadaşlarımızın avukatlarıyla görüşmesine izin verilmediği gibi, not ya da mektupla dahi avukatlarıyla haberleşmeleri engellenmektedir. Bu nedenle de kendilerinden günlerden beri haber alınamamaktadır.

TÜM BU GELİŞMELER SIRASINDA ERHAN KESKİN İSİMLİ ARKADAŞIMIZIN AVUKATLARININ TESTİN YENİLENMESİ YÖNÜNDEKİ HAKLI TALEPLERİ DE “10. GÜNÜN SONUNDA TEST ZATEN YENİLENECEK, 4 GÜNÜ GEÇMİŞ 6 GÜNÜ KALMIŞ, YENİLEMEYE NE GEREK VAR” GİBİ SON DERECE UMURSUZ VE İNSANLIK DIŞI BİR BAKIŞ AÇISIYLA REDDEDİLMEKTEDİR.

OYSA, HİÇBİR HASTALIK ALAMETİ GÖSTERMEYEN BİR KİŞİNİN POZİTİF ÇIKAN TEST SONUCUNUN YANLIŞ OLMASI VE YENİLENEN TEST SONUCUNUN NEGATİF ÇIKMASI İHTİMALİ ÇOK YÜKSEKTİR. BUNUN ÖRNEKLERİ YAKIN ZAMAN ÖNCE YAŞANMIŞTIR. BU DURUMDA SAPASAĞLAM BİR KİŞİYİ “ÇOĞU GİTTİ AZI KALDI” MANTIĞIYLA KORONA HASTALARININ ARASINDA 6 GÜN DAHA GEÇİRMEYE MECBUR BIRAKILMASINI HİÇBİR İNSANİ, VİCDANİ VE HUKUKİ GEREKÇE İLE AÇIKLAMAK MÜMKÜN DEĞİLDİR.

An itibariyle Erhan Keskin ile, aynı koğuşta kalan ve avukatlarıyla iletişim kurmasına müsaade edilmeyen Sabri Efe arkadaşlarımızın sağlık durumlarından ciddi olarak endişe duymaktayız. Arkadaşlarımız hiçbir sağlık sorunları yokken bir anda özel bir operasyonla adeta COVID olmaları için düzenlenen dehşet verici bir oyunun içine sürüklenmişlerdir.

Kamuoyunun da yakından takip ettiği üzere, arkadaşlarımızın sağlıklarına ve nihai olarak hayatlarına kast etmeye yönelik süreç, YURT ÇAPINDA PANDEMİ NEDENİYLE TÜM NAKİLLERİN DURDURULDUĞU BİR DÖNEMDE, ORTADA HİÇBİR HUKUKİ GEREKÇE VE ZORUNLULUK BULUNMADIĞI HALDE, ANİDEN GELEN BİR TALİMATLA, SİLİVRİ CEZAEVİNDEN FARKLI ŞEHİRLERDEKİ CEZAEVLERİNE NAKİLLERİ İLE BAŞLATILMIŞTIR:

– Arkadaşlarımız, gece yarıları saat 3'lerde, 4'lerde uyandırılarak apar topar cezaevi nakil araçlarına bindirilmiştir.

– Yanlarına kışlık kıyafetlerini, özel eşyalarını dahi almalarına izin verilmeden karda, kışta tişörtlerle dondurucu soğuklarda nakledilmişlerdir.

– Nakil araçlarının ısıtıcıları kasti olarak açılmadan, gece yarısı yüzlerce kilometrelik yolları buz gibi minibüslerde titreyerek, perişan vaziyette gitmişlerdir.

– Bazı arkadaşlarımız nakil minibüslerindeki tek kişinin dahi sığabilmesi çok zor olan daracık bölmelerde saatlerce dışarı çıkarılmadan, mola verilmeden nakledilmişlerdir.

– Vardıkları yerlerde hastalananlar, bayılanlar olmuştur.

– Kimi arkadaşlarımız, gittikleri cezaevlerinde, karantina koğuşu adı altında, ışığı, suyu, lavabosu olmayan, tuvaleti dışarıda ve kapısı dahi olmayan, 3 kişilik yatağın zorla sığdırıldığı adım atacak yeri bulunmayan ceza hücrelerine konulmuşlardır.

– Karantina koğuşlarına her yeni bir kişi eklendiğinde 14 günlük olması gereken karantina süreci sıfırlanarak yeniden başlatıldığı için arkadaşlarımız karantinadan bir türlü çıkamadıkları, bitmeyen bir döngünün içine girmişlerdir. Haftalardır karantina koğuşlarında bu girdaptan kurtulmayı beklemektedirler.

Tüm bu yöntemlerle dahi COVID kapmaları sağlanamayan arkadaşlarımız ise sapasağlam oldukları halde yukarıda anlattığımız muayeneye götürülme bahanesiyle hastane ortamlarına zorla sürüklenerek virüs kapmaları, yine olmazsa sahte pozitif testlerle ya da "hastalara temas ettin" gibi suni gerekçelerle, gerçek COVID'li hastaların arasına karıştırılarak hasta edilmeye çalışılmaktadır. Bir sonraki aşamanın doğrudan damarlarına koronavirüs enjekte etmek olmayacağına dair hiçbir güvence yoktur.

Hiçbir şahıs, kurum veya görevliyi itham etmemekle birlikte, adeta cinayete teşebbüs anlamına gelen bu insanlık dışı olayların içinde yer alan ve camiamıza yönelik kumpası düzenleyen organize bir grupla işbirliği içinde hareket ediyor olması muhtemel bazı cezaevi ve sağlık personelinin de aralarında bulunduğu sorumluların acilen tespit edilip haklarında gerekli araştırma ve hukuki takibatın yapılmasını yetkililerden önemle talep ediyoruz.

Kamuoyunun dikkatine saygılarımızla sunarız.

 

TEKNİK VE BİLİM ARAŞTIRMA VAKFI